Özenle tutulan rehberlik, acele etmeyen içgörü

Rüya tabiri Rüyada cennet ve cehennem görmek

Ahiret rüyaları, rüya sahibini bu dünyanın kıyısının ötesine taşır: amelleri tartan bir terazi, altından ırmaklar akan bahçeler, dar bir köprü, uzakta bir ateş ve göçüp gidenlerin yüzleri. İnsanın görebileceği en ağır rüyalardandır ve gelenek onlara özenle yaklaşır.

Buhârî'de, Semure bin Cündüb'ün rivayet ettiği uzun bir rüyada Peygamber Efendimize iki kişinin eşlik ettiği, ona sevap ve ceza sahneleri gösterip her birini açıkladığı anlatılır; bu, gaybın öğretmek için rüyada gösterilebileceğinin işaretidir. Anadolu'da asırlarca okunan Yazıcıoğlu Mehmed'in Muhammediye'si de mizanı, sıratı ve cenneti halkın gönlüne işlemiştir.

Bu esasa göre tabirciler rüyada cennete girmeyi ya da bahçelerini görmeyi kabul edilmiş bir tövbeye, şerefle biten bir imtihana ya da hüsn-i hâtimeye yorar. Cehennem ateşini görmek ya da ona yakın durmak ise vakit varken bir hatayı düzeltmek için acil ve merhametli bir uyarıdır. Sırat köprüsünü selametle geçmek zor bir dönemin dürüstlükle aşılacağını; mizanda tartılmak ise nefis muhasebesine çağrıyı haber verir.

Bu sahnelerde ölmüş yakınlarla karşılaşmak ayrı bir dikkat ister: Yeşil bir yerde huzurlu görünen bir yakın aileye teselli verir; bir şey isteyen yakın ise onun için dua etmeye, sadaka vermeye ya da borcunu ödemeye çağırır. Rüyada en çok aklınızda kalan sahne, bugün yapılacak iyiliği de gösterir.

Kaynaklar

  • Peygamber Efendimizin hadis külliyatı

Bu rüyadan sonra