Luxarion — özenle tutulan rehberlik, acele etmeyen içgörü

cup-and-hand

Luxarion · LuxarionHerkese açık

Okuyanın ilk gördüğü

Fincan tabağına kapatılır ve herkes bekler. Kaldırıldığında, içen kişi eğilir ve aramaya başlar: bir kuş, bir yol, bir mektup. Okuyan ise büsbütün başka bir iş yapar. Daha tek bir şekil ad almadan, fincanın kalkarken ne ağırlıkta olduğunu, ne kadarının açık kaldığını ve telvenin hangi yöne aktığını almıştır. Bütünü parçadan önce görmek — iki zanaatın ortak huyu budur ve ikisinin bir çemberde durmasının sebebi de budur. Birinde kart çekilmez, ötekinde kura atılmaz. İkisi de zaten orada duran bir yüzeyi okur. Fincanda yaygın kabul, ağzı, gövdeyi ve dibi yakından derine bir sıralama sayar — ama bu her yerde böyle değildir; ağzı yakın gelecek yerine şimdiki zaman olarak okuyanlar da vardır. Kulp, fal sahibinin kendi tarafı ve evidir; ona yakın duran bir işaret genellikle zamanca daha yakın okunur. Ayrıntılar Şam'dan Anadolu'ya, oradan Balkanlar'a ve okuyandan okuyana değişir. Türk âdetinde bilinmeye değer bir edep de vardır: kendi fincanını kendin okumazsın. Onu senin için bir başkası okur. Elin dilbilgisi de aynıdır. Hiçbir çizgiye dokunulmadan önce biçim vardır, avucun parmaklara oranı, doku, ve elin uzatılış şekli: açık mı, yarı kapalı mı. Hangi elin neyi taşıdığı ise mektep meselesidir. Yaygın modern kabul, baskın olmayan eli kişiye verilen için, baskın eli ise ondan yapılan için okur. Klasik Hint el falı erkeklerde sağ, kadınlarda sol eli okurdu; bugün çoğu ehli iki eli birden okur ve baskın olandan başlar. İki zanaat iki ayrı saatte yürür; bunu akılda tutmak iyidir. Fincan bir saat içinde yapılır ve bozulur. El ise aynı yüzeyin onlarca yılıdır — ve çizgileri yine de kımıldar. Bir fincana ya da açık bir ele baktığında, belirli bir şey aramadan önce ne fark edersin?

0 yanıt
Katılım için giriş yapın

Yanıtlar

Henüz yanıt yok.

Yanıtlamak için giriş yapın

Okuyanın ilk gördüğü